SICAK HAVA VE MANTAR | Wellpoint

SICAK HAVA VE MANTAR

Sıcak Hava ve Mantar

Mantar enfeksiyonları, yaz aylarında sıkça karşılaşılan enfeksiyonların başında gelir. Çünkü mantar, sıcak, nemli, ıslak ve kapalı vücut bölgelerini sever. İnsanlarda enfeksiyona yola açan mantarlar doğada ve hayvanlarda bulunur. Temas sonucunda mantarlar derideki yara, sıyrık veya çatlaktan vücuda girer ve üç hafta içinde enfeksiyon oluşabilir. Mantarların deride enfeksiyon oluşturabilmeleri için sadece deriye temas etmeleri yeterli değildir, deride uygun ortamı bulmaları da gerekmektedir. Ayrıca genetik yatkınlık, alerjik yapı, bağışıklık sisteminin zayıflamış olması da mantar enfeksiyonu riskini arttırmaktadır.

Mantar Enfeksiyonları En Sık Kimlerde ve Hangi Durumlarda Gözlenir?

  • Aşırı terleyen kişilerde,
  • Cildi yağlı olanlarda,
  • Ayakları uzun süre nemli kalanlarda,
  • Ortak terlik, ayakkabı, çorap, tırnak makası, törpü, tıraş bıçağı kullanımı sonrası,
  • Bazı ilaçların uzun süreli kullanımı sonrası (örneğin antibiyotik, kortikosteroid vb.),
  • Gebelik,
  • Bağışıklık sisteminin zayıflamış olması (AIDS hastaları, şeker hastaları, kanser hastalarının ileri dönemleri vb.),
  • Aşırı el yıkama, bulaşık ve çamaşır yıkama sonucu ellerin sürekli ıslak kalması.

En Sık Gözlenen Mantar Enfeksiyonları ve Belirtileri Nelerdir?

En sık gözlenen mantar enfeksiyonu altı türdür.

Onikomikoz: Tırnak mantarı. Genellikle tırnaklarda kalınlaşma, sarı, sarı-kahverengi renk değişikliği, sertleşmeler ve kırılmalar görülür. Zamanla tırnakta şekil değişikliği meydana gelir.

Tinea İnguinalis: Kasık bölgesi mantarı. Uyluğun ön, üst ve iç bölgelerinde görülür. Bu bölgelerde kızarıklık, kaşıntı ve su toplamış lezyonlar görülür.

Tinea Pedis: Ayak mantarı. Ayak parmak aralarında beyazlaşma, deride soyulma ve kaşıntı görülür. İlerlemiş olgularda ayak tabanında soyulma, kalınlaşma veya su toplanması şeklinde lezyonlar görülür. İnsanlarda mantarın en sık görüldüğü bölgelerdir. Çünkü ayak parmak araları en nemli bölgelerdir. Sıcak ve nemli hava, kapalı ve dar ayakkabılar, aşırı terleme ve şeker hastalığı ayak mantarı oluşmasını kolaylaştıran faktörlerdir. İnsandan insana aynı çorap, terlik ve ayakkabının giyilmesi ile sauna veya havuz gibi ortak kullanılan alanlardan, askerlikte uzun süreli postal giyiminden dolayı oluşabilir.

Baş ve Saçlı Deri Mantarları: Genellikle ergenlik öncesi dönemdeki çocuklarda görülür. Mantarlı bölgede saçların kırılması, kepeklenme gözlenir. Zamanında tedavi edilmezse kelliğe neden olabilir.

Pythriazis Versicolor: Vücut mantarları. Genellikle göğüs ön bölümü, sırt ve kollarda gözlenir. Kahverengi alanlar şeklinde, üzeri kuru ya da kepekli, yama tarzında lezyonlar gözlenir. Cildi yağlı olan, aşırı terleyen ve uzun süreli ıslak kalan kişilerde sıkça gözlenir.

Genital Bölge Mantarları: Vajinal bölgede beyaz-kremsi renkli akıntı, kızarıklık ve kaşıntı ile kendini gösterir. Genital bölgenin uzun süre ıslak kalması, gebelik, şeker hastalığı, uzun süreli antibiyotik kullanımı vajinal mantar enfeksiyonları görülme şansını artıran faktörlerdir.

Mantar Enfeksiyonlarının Tedavisi

Mantar enfeksiyonları tedavisi uzun süreli bir süreçtir. Süre, yerleşim yerine göre 3 hafta ile 6 ay arasında değişir. Ayak parmak araları ya da vücutta küçük alanları tutan mantar enfeksiyonlarında topikal dediğimiz haricen sürülen kremler yeterli olurken; saçlı deriyi, tırnağı ya da çok geniş alanları tutan mantar enfeksiyonlarında tedaviye ağızdan alınacak ilaçlar da eklenir.

Tırnak mantarları en uzun süreli tedaviyi gerektirir. Kronikleşen tırnak mantar enfeksiyonunda tedavi süresi 12 aya kadar uzayabilir. Normal şartlarda 3-6 aylık bir tedavi süresi vardır.

Mantar Enfeksiyonlarından Korunmak İçin Neler Yapmalı, Nelere Dikkat Etmeliyiz?

  • Deniz kenarında uzun süre ıslak mayo ile kalmayın. (Kasık ve genital bölge mantarlarına yol açmaması için)
  • Havuz yerine denizi tercih edin.
  • Başkasına ait havlu, terlik, törpü ve tırnak makası gibi eşyalar kullanmayın.
  • Plajda, havuz kenarında, otel odalarında, sauna ve hamam gibi alanlarda asla çıplak ayakla yürümeyin.
  • Eller ve ayaklar yıkandıktan sonra özellikle parmak aralarının iyice kurulanmasına özen gösterin, daima kendi havlunuzu kullanın.
  • Kolay hava alan ve terletmeyen ayakkabılar tercih edin. Ayakkabının içine kalın, pamuklu çoraplar giyin ve her gün değiştirin.
  • Dar giysiler giymekten kaçının.
  • Cildinizi mutlaka temiz ve kuru tutun.