Ölümden Sonra Yaşat: Organ Bağışı | Wellpoint

Ölümden Sonra Yaşat: Organ Bağışı

Her yıl 2 – 9 Kasım haftası, Organ Bağışı Haftası olarak kutlanıyor. Yapılan onlarca farkındalık çalışmasına rağmen organ bağışıyla ilgili olarak kulaktan kulağa yayılan pek çok yanlış bilgi, belki de binlerce insanın ölümüne yol açıyor aslında... Peki ya biz organ bağışı hakkında ne biliyoruz?

Organlarını bağışlayan 1 kişi, 8 kişiye hayat veriyor!

1 kişinin organ bağışçısı olması 8 kişiye yaşama umudu veriyor. Türkiye’de 25.000’den fazla organ bağışı bekleyen hasta var. 1 yılda, bağışçılardan gerçekleştirilen organ nakli sayısı ise 4500’le sınırlı kalır durumda.

Her yıl, ortalama 2000 hasta organ bekleme sürecinde hayatını kaybediyor. Bir yandan, 2016 yılında beyin ölümü gerçekleşen 1998 hastanın ailesiyle görüşen yetkililer, yalnızca 598 aileyi yakınlarının organlarını bağışlama konusunda ikna edebildi! Yüzlerce yaşam sona erdi. Ama hala umutla yaşama tutunmayı bekleyen hayatları kurtarmak sizin elinizde… Bağışçı olun!

Organ bağışı riskli mi?

Organ bağışıyla ilgili olarak kulağımıza gelen şehir efsaneleri, bu konuda toplumun genelinde bir korku yaratıyor. Ama aslında organ bağışı, kişi için hiçbir risk içermiyor.

Organ bağışı konusunda bilgi sahibi olmak için öncelikle bitkisel hayatla, beyin ölümü arasındaki farkı bilmek önemli. Bitkisel hayatta kişinin yaşamsal fonksiyonları hiçbir makineye bağlı olmadan devam ediyor ve çok nadir de olsa hastaların bu noktadan iyileşmesi mümkün olabiliyor. Ancak beyin ölümü, hastanın yaşamsal fonksiyonlarının bir makine aracılığıyla sürdürülmesi anlamına geliyor. Beyin ölümü gerçekleştikten kısa süre sonra organlar da hasar görmeye başlıyor. En önemlisi; bu noktadan geri dönüş yok! Tıp tarihinde beyin ölümü gerçekleştikten sonra hayata dönen hiç bir hasta görülmemiş bugüne dek.

Ve organlarını bağışlamış olan bireylerin yalnızca beyin ölümünün gerçekleşmesi durumunda organları alınabiliyor. Yani organ bağışı yapmak, yaşamımızı riske etmemiz anlamına gelmiyor!

Organ bağışı dinen uygun mu?

Organ bağışı İslam Dini açısından uygundur. Bu konuyla ilgili olarak Diyanet İşleri eski Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in; “Organ bağışı candan cana en büyük sadakadır.” söylemi; hem konunun dini açıdan uygunluğunu belirtir hem de organ naklinin insancıl yanına dikkat çeker niteliktedir.

Vücut bütünlüğü bozulmaz!

Organ bağışı yapmış olan bireylerin bedeninde yalnızca birkaç ameliyat izi kalır, organlar alınırken vücut bütünlüğünün bozulmamasına önem verilir. Bazen yalnızca bu bilgi bile kişileri organ bağışı konusunda cesaretlendirmeye yeter.

Organ bağışı nasıl yapılır?

Organ bağışı yapmak isteyen kişilerin, organ nakli yapılan eğitim ve araştırma hastanelerinin ilgili birimlerine, yanlarında bir tanık ile başvurması ve kısa bir form doldurması yeterlidir. Kişi dilediği zaman bu kararından vazgeçme özgürlüğüne sahiptir. Türkiye’deki yasalar gereği bireyler organ bağışı yapmış olsa dahi ölümlerinden sonra ailelerine bu konuda danışılmak zorundadır. Bu noktada bir aksaklık yaşanmaması adına kişinin bu kararını ailesiyle paylaşması çok önemlidir.