KİM KORKAR HAİN GRİPTEN | Wellpoint

KİM KORKAR HAİN GRİPTEN

Kim Korkar Hain Gripten!

Bugünlerde yaşanan ani sıcaklık düşüş ve çıkışları hem soğuk algınlığı hem de grip olma riskini beraberinde getiriyor. Tabii ki grip soğuk algınlığına göre çok daha ciddi bir hastalıktır. Buna rağmen gripten korunmak mümkün ve tahmin ettiğinizden daha kolay.

Grip Aşısı Genel Kabul Gören Bir Seçenektir

Grip aşısının temel amacı komplikasyon geliştirme yönünden en yüksek risk grubunda olanları korumaktır. Bazı insanlarda grip; bronşit veya zatürree gibi daha ciddi hastalıklara neden olabilir. Bu hastalıkların meydana gelmesi halinde, hastanede tedavi gerekebilir. Her kış pek çok yaşlı insan gripten hayatını kaybedebilmektedir.

Grip aşısı bir yıl süreyle koruma sağlar. Korunmaya devam ettiğinizden emin olmak için, her yıl grip aşısı olmanız gerekir. Yüksek riske sahip kişilerin her yıl grip aşısı olması özellikle önerilir. Bunlar çocuklar, hamileler, (astım, diyabet, kalp hastalığı gibi) kronik hastalığı olanlar, 65 yaş üzeri yaşlılar ve sağlık çalışanlarıdır. 6 aydan küçük çocuklara aşı yapılmaz fakat yerine onlara bakan kişilerin aşılanması önerilir.

Grip aşısı için en iyi zaman sonbaharda Eylül sonu ve Kasım başı arasıdır. Aşı olmak için grip salgını olmasını veya kış gelmesini beklemeyin. Grip aşısı olduktan sonraki 7-10 günlük süre içinde vücudunuz antikor (enfeksiyonla savaşan hücreler) üretmeye başlar. Bu antikorlar temas ettiğiniz benzer virüslere karşı korunmanızda yardımcı olur.

Modern grip aşıları genellikle büyük sorunlara neden olmaz. Ancak, aşının ardından kolunuzda hafif bir ağrı hissedebilirsiniz. Aşı zaman zaman (yaklaşık bir gün süreyle) hafif ateşe ve kas ağrılarına da neden olabilir. Grip aşısı içinde aktif virüs olmadığından, aşının gribe yol açma ihtimali yoktur. Ancak, insanlar aşı olduktan sonra zaman zaman grip benzeri başka hastalıklara veya çok nadir olmakla birlikte aşı etkisini göstermeden gribe de yakalanabilmektedir. Aşıya karşı alerjik reaksiyonlar çok nadiren görülür.

Basit Koruyucu Önlemler Fark Yaratır

Bulaşıcı bir hastalık olan gripten korunmak için öncelikle bireysel temizliğimize özen göstermeli, yakın çevremizde hasta olan varsa dikkat etmeliyiz. Bunun için;

  • Mümkün olduğunca hasta kişilerle temastan kaçının.
  • Eğer hastaysanız sağlıklı kişilerle temastan mümkün olduğunca kaçınıp hastalığın yayılmasının önüne geçin.
  • Öksürdüğünüz veya hapşırdığınız zaman ağzınızı ve burnunuzu bir peçeteyle kapatın. Daha sonra o peçeteyi çöpe atın.
  • Ellerinizi sık sık su ve sabunla yıkayın. Su ve sabun bulamadığınız durumlarda alkol bazlı el temizleyicileri kullanabilirsiniz.
  • Hastaysanız gözünüzü, ağız ve burnunuzu ellemeyin. Mikropların en yaygın bulaşma yolarından birisi budur.
  • Hasta kişilerin temas ettiği cisim ve yüzeyleri temizleyin.

Hekiminizin Reçete Ettiği İlaçları Kullanın

Hekiminizin (ateş, öksürük, boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı veya akıntısı, kas ve eklem ağrıları, baş ağrısı, halsizlik ve yorgunluk gibi) grip semptomlarına yönelik reçete ettiği ilaçlar dışında ilaç kullanmayın.

Hekiminiz gerekli görülen durumlarda antiviral ilaçlar reçete edebilir. Bu ilaçları kullanırken de mutlaka hekiminizin tavsiyelerine uyun. Gripte antibiyotik kullanılmaz.

Hem Önlenmek Hem Tedavi İçin Doğal Çözümler

Gribin hem önlenmesinde hem de tedavisinde zaman zaman vitaminlerin ve bitkisel ürünlerin kullanılması gündemi meşgul eder. Bu noktada en uygun faydayı sağlamak için mutlaka bir sağlık otoritesi tarafından onaylı ürünlerin kullanılması doğru olur.

Uygun doz ve şekilde ve aynı zamanda da klinik çalışmalarla gribin önlenmesinde ve/veya tedavisinde destek olarak kullanılmasının faydalı olduğu kanıtlanmış bazı ürünler şunlardır:

  • Çinko: Bağışıklık sistemini güçlendiren bir mineraldir. Günde 15-50 mg arası önerilir.
  • Ekinezya: Bağışıklık sistemini güçlendiren ve hakkında birçok çalışma yapılmış olan bitkidir.
  • Sambucus (mürver): Virüse karşı etkili bir bitkidir. Günde 15-60 ml arası önerilir.

Önlem alın, korkmayın! Gripsiz bir kış dilerim.