AIDS'TEN KORUNMAK MÜMKÜN! | Wellpoint

AIDS'TEN KORUNMAK MÜMKÜN!

Edinsel İmmün Yetmezlik Virüsü” olarak da adlandırılan HIV; vücuttaki akyuvar hücrelerini hedef alan ve zaman içerisinde bu hücrelerin tahribatına yol açarak vücudun bağışıklık sisteminin çökmesine sebep olan bir virüstür. Vücudun hastalıklarla mücadele edebilmesini sağlayan bağışıklık sisteminin çökmesi durumunda vücut, basit bir soğuk algınlığına dahi direnç gösteremez. Bireyler tüm enfeksiyonlara ve kanser riskine açık hale gelir.
AIDS ise HIV virüsünün yol açtğı bir sendromdur. HIV virüsünün kontrol altına alınmadığı durumlarda virüs AIDS hastalığının ortaya çıkmasına sebep olur.  Her yıl 1 Aralık tarihi, konu hakkında farkındalık yaratmak üzere Dünya AIDS Günü olarak kutlanır.

AIDS belirtileri nelerdir? 
HIV enfeksiyonu tedavi edilmezse, HIV bulaşmasından 2 ila 15 yıl sonrasında AIDS gelişebilir. Virüsün gelişme hızı; hastanın yaşı, genel sağlığı, genetiği, başka enfeksiyonların varlığı ve sağlık hizmeti standartları gibi pek çok etkene bağlıdır. Bu nedenle virüsü taşıyan pek çok hasta, bu durumdan haberdar değildir. AIDS hastalığının ilk görülen belirtileri genellikle; yüksek ateş, iştahsızlık, kilo kaybı, geceleri terleme ve öksürüktür. Bazı durumlarda akciğer enfeksiyonları ile vücutta uçuk ve yaralar görülebilir. Tüm hastalarda bu belirtilerin tamamı görülmez. Birkaç belirtinin görülmesi durumunda dahi hastalığın teşhisine yönelik testlerin yapılması gerekir. 
HIV enfeksiyonu taşıyıp taşımadığından yana şüphe duyan ve kontrol yaptırmak isteyen bireyler, hastanelerdeki Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanlarına görünebilirler.

AIDS tedavi edilebilir mi?
AIDS hastalığının tamamen ortadan kaldırılmasını sağlayan bir tedavi ya da aşı yoktur. Ancak hastalara verilen bazı ilaçlar AIDS hastalarının yaşam süresini uzatmakta ve hastalıkla birlikte yaşamayı çok daha kolay hale getirmektedir. Pek çok hastalıkta olduğu gibi AIDS’te de erken teşhis, tedavi sürecini kolaşlaştırmada etkilidir.


AIDS nasıl bulaşır, nasıl bulaşmaz?
AIDS vakalarının %90’ında, virüsün korunmasız cinsel ilişki yoluyla bulaştığı saptanmıştır. Ayrıca madde kullanan bireylerde ortak enjektör kullanımı virüsün bulaşmasına sebep olur, yani kan yoluyla AIDS bulaşacağını söylemek doğru olur. Kontrolsüz kan nakli de HIV virüsünün bulaşmasına neden olabilir. HIV virüsü taşıyan fakat bu durumun farkında olmayan anneden bebeğe AIDS virüsü bulaşabilir. HIV virüsünün tedavi ile kontrol altına alındığı durumlarda bu risk çok büyük oranda ortadan kalkar. Bu sürecin takibi alanında uzman bir hekim tarafından yapılmalıdır.
HIV virüsü aynı havayı solumakla, öpüşmekle, ortak tuvalet, banyo ya da havuz kullanımıyla, ortak giysi kullanımıyla veya sivrisinek ısırması ile bulaşmaz. Toplumun bu konuda bilinçlenmesi, HIV virüsü taşıyan bireylerin ötekileştirilmemesi ve hayata uyumu açısından çok önemlidir.

HIV’den korunma
HIV bulaşmasını önlemek için bazı önlemler alınabilir:
Kondom kullanmak: HIV korunmasız cinsel ilişkiyle bulaşabildiği için kondom kullanmak geçiş riskini azaltabilir.
Gebelik sırasında belli adımlar atmak: Anneden çocuğa HIV geçişi riski HIV ilaçlarıyla azaltılabilir. Geçişi azaltmak için alınabilecek diğer önlemler; sezaryen doğum ve emzirme yerine biberon ile beslemedir.
İğne paylaşımını önlemek: Enjektör ve şırınga paylaşımı ihtiyacını azaltmak için iğne değişim programları mevcuttur.
Vücut sıvılarıyla teması azaltmak: Sağlık çalışanları HIV bulaşmış kana temas riskini azaltmak için eldivenler, maskeler ve diğer bariyer koruma yöntemlerini kullanmalıdır. Vücut sıvılarıyla temastan sonra cildi iyice ve düzenli şekilde yıkamak da riski azaltır.

Türkiye’de ve dünyada AIDS
Birleşmiş Milletler AIDS ile Mücadele Programı (UNAIDS) raporuna göre, dünyada her 17 saniyede bir kişiye HIV virüsü bulaşıyor. AIDS- Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Derneği Başkanı Prof. Dr. Deniz Gökengin; Türkiye’de Aralık 2017 tarihi itibarı ile 18 bine yakın sayıda HIV virüsü taşıyan hasta olduğunu ifade ederken, hastalığını gizleyen ya da hastalığının farkında olmayan bireylerle birlikte bu rakamın çok daha yüksek olduğunu da belirtiyor. Avrupa Hastalık Merkezi’ne göre ise, son 10 yıl içinde en çok AIDS tanısı koyulan 3 ülkeden biri Türkiye.