SOĞAN, KOLONYA, KAŞIK VE DAHA NİCELERİ...
YURDUM İNSANININ EPİLEPSİYLE İMTİHANI!

Halk arasında sara olarak da bilinen epilepsi hastalığı, beyinde bulunan sinir hücrelerinin anormal bir elektro- kimyasal boşalma yapmasıyla ortaya çıkan, nörolojik bir rahatsızlık. Epilepsi nöbeti de bu esnada gerçekleşen bilinç kaybı anlamına geliyor. Peki, tanımında bile bu kadar bilinmeyenli bir denkleme sahip olan ciddi bir hastalık (Sinir hücresi? Hangisi o? Anormal elektro-kimyasal boşalma? Normali ne ki?), nasıl oluyor da tüm halkımızın uzmanlık alanına girebiliyor?

Çok iyi niyetli, karşı tarafa her daim yardımcı olmaya çalışan bir milletiz. Ama söz konusu sağlık olunca (epilepsi nöbeti gibi), bilmeden hareket etmemek hayati. Epilepsi nöbeti yaşayan biriyle karşılaştığınızda yapmanız gerekenleri, yapmamanız gerekenler üzerinden adım adım açıklayalım.

Soğan koklatmak

“Soğangiller familyasındaki Allium cinsine dahil olan bitkilerin genel adıdır. Yemeklerde kullanılır. Kükürt, lif, B ve C vitamini içerir. Bağışıklığı güçlendirir. İçeriğindeki sülfürik asidin uçucu kükürt bileşiğine dönüşmesine bağlı olarak, gözleri yakabilir.”

Soğana dair genel bilgilerin aktarıldığı bu metinde bir şey dikkatinizi çekti mi? İçinde, epilepsiye dair hiçbir şey yok. Dolayısıyla soğanın, epilepsi nöbetine iyi geldiğini söyleyemeyiz. Bu yüzden yolda epilepsi nöbeti geçiren birini mi gördünüz, hemen olduğunuz yerde kalın ve aklınıza düşen o soğan imgesinden kurtulun. Çünkü epilepsi nöbetini geçiren için, soğanın (ya da kolonyanın) hiç ama hiçbir faydası yok.

Başında toplanmak

Her ne kadar, birçoğumuz yolda yardıma ihtiyacı olan birini gördüğümüzde, hemen yakınına gitme eğiliminde olsak da; bazı durumlarda bu durum ters tepebiliyor. Bu yüzden epilepsi nöbeti geçiren kişinin nefes almasını engellememek için, biraz alan bırakmak önem taşıyor.

Hastanın ağzını açmak

Belirttiğimiz gibi, epilepsi; ciddi bir nörolojik rahatsızlık. Atak geçiren hastanın hava yolunun açık olması, evet önemli. Fakat bu müdahaleyi bir doktorun ya da ilk yardım eğitimi almış (kısaca bilinçli) bir kişinin yapması daha önemli. Bu yüzden eğer bir eğitiminiz yoksa hastaya hava yolu açmak maksadıyla, anahtar, ayakkabı çekeceği, mala, oklava gibi bilumum alakasız edevatla ağzını açmaya çalışmayın. İyilik yapmaya çalışırken, hastaya zarar verebilirsiniz. İyi niyetinizden asla şüphemiz yok. Ama sizler de lütfen bunu yapmamanızı söyleyen doktorların uzmanlığından şüphe etmeyin!

Gırtlağa kaşık sokmaya çalışmak

Yok artık, daha neler... diyor olabilirsiniz. Ama bu durum ülkemizde sıklıkla rastlanan bir manzara. Hedef bilinçsiz de olsa yine aynı:
“hava alsın garip”!
Başlığın kendisi bile durumu özetliyor ama biz yine de not düşelim: Hastanın ağzına kaşık sokmanız hiçbir işe yaramayacağı gibi, solunumu engelleyebileceğinden, her şeyi daha kötü hale getirebilir.

Hastayı sarsmak

İşte sıkça yapılan hatalardan biri daha. “Haydi, kendine gel” diye hastayı sarsmak, hastanın daha da kötüleşmesine sebep olabilir. Nihayetinde sinir uçlarından ve “elektro-kimyasal” bir durumdan bahsediyoruz. Amacımız, epilepsi nöbetini ha fe almak ya da milletçe iyi niyetimizden şüphe etmek değil. Aksine, iyi niyetin; epilepsi gibi ciddi bir hastalıkta nasıl ters tepebileceğini göstermek.

“Eee, ne yapacağımız dışında her şeyi söylediniz!” dediğinizi duyar gibiyiz. Haklısınız. Söyleyelim: epilepsi nöbeti geçiren bir kişiyle karşılaştığınızda yapmanız gereken tek şey tam olarak şu: hiçbir şey yapmamak.
Evet, hiçbir şey!
Sadece atak esnasında, hastanın başının altına yumuşak bir hırka, çanta ya da yastık koyup, bir yere çarpmasını engellemeniz yeterli. Ataklar, genelde 1-2 dakika içerisinde sona erer. Sonlanmadığı durumda ise hasta hemen hastaneye götürülmeli.

Mutlu ve sağlıklı günler diliyoruz.